Ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi

Laparoskopik cerrahi yöntemi yani diğer yaygın kullanılan ismi ile kapalı yöntemle ameliyat tekniği yıllar içerisinde yaygınlaşmış ve geniş kullanım alanı bulmuştur. Son yıllarda özellikle kadın hastalıkları ile ilişkili kanserlerin ameliyatı için de kullanılır hale gelmiştir. Kadın hastalıkları yani jinekoloji konusunda uzun yıllardır laparoskopi yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır; yumurtalık (over) kistleri, myomlar ve rahim alma (histerektomi) ameliyatı, tüp bağlama ameliyatları yaygın olarak kapalı yöntemle uygulanmaktadır. Rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinin tedavisinde yani jinekolojik onkoloji alanında laparoskopi yöntemi daha geç kullanılmaya başlansa da son yıllarda giderek yaygınlaşır hale gelmiştir. Sadece kadın üreme organları ile ilgili kanserlerde değil; diğer organlarla ilgili kanserlerde de laparoskopi yöntemi yani kapalı ameliyat yöntemi giderek yaygınlaşmaktadır (mide kanseri, barsak kanseri, rektum kanseri, böbrek kanseri, mesane kanseri gibi…) Onkolojik cerrahide laparoskopi gibi minimal invaziv cerrahi tedavi yöntemleri giderek yaygınlaşmaktadır.

Laparoskopik cerrahi yönteminde (kısaca LS) karına büyük bir kesi yapılmadan 3-4 adet küçük delikten karın içerisine uzatılan aletlerle ameliyat gerçekleştirilir. Laparoskopik ameliyatların nasıl yapıldığı konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ameliyat için açılan deliklerin yeri ve büyüklüğü aynı diğer ameliyatlarda olduğu gibidir genellikle; bir delik göbekte, bir kaç delik de karnın sağ ve dol kısmında olacak şekilde ameliyat yapılır. Deliklerin büyüklüğü yarım ve bir santimetre arasında değişir.

Kanser tedavisinde laparoskopinin avantajı:
Kapalı yöntemle yapılan ameliyat ile açık yöntemle yapılan ameliyat arasında sadece yapılış tekniği açısından fark vardır. Yani aynı organlar aynı şekilde çıkartılır ve değerlendirilir. Sonuç olarak aynı işlem yapılmış olur sadece kullanılan alet ve yöntemler değişir. Bu nedenle hastanın tedavisinin başarısı ve hastalığın tekrarlaması, yaşam süresi gibi konularda bir fark beklenmez. Ancak kapalı yöntemde hastanın karnına daha küçük kesiler yapıldığı için hastanın ameliyat sonrası ağrısı daha az olur, ayağa kalkması ve işlerini yapar hale gelmesi daha kısa sürer. Ameliyat süreleri her iki yöntemde benzerdir. Her iki yöntemde de genel anestezi uygulanır. Her iki yöntem de cerrahi açıdan benzer riskleri içerir; örneğin kanama, organ yaralanması, enfeksiyon gibi…

Kadın üreme organları kanserlerinde laparoskopik yöntemle yapılan ameliyatlar:
– Rahmin alınması (basit histerektomi, radikal histerektomi)
– Sadece rahim ağzının alınması (trakelektomi)
– Parametrektomi
– Yumurtalıkların alınması (ooforektomi), tüplerin alınması (salpenjektomi)
– Lenf nodlarının alınması yani lenfadenektomi (pelvik lend nodları, paraaortik lenf nodları)
– Omentektomi (barsakların üzerini örten yağlı dokunun alınması)
– Apendektomi (Bazı yumurtalık kanserlerinde yapılır.)
– Periton biyopsisi

Hangi kanserlerin tedavisinde laparokopik ameliyat uygulanır?
Jinekolojik kanserler yani kadın üreme organlarından gelişen rahim kanseri (endometrium kanseri), rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), yumurtalık kanseri (over kanseri) tedavisinde laparoskopik ameliyat yöntemi uygulanabilmektedir. Bir jinekolojik kanser hakkında karar verirken öncelikle ameliyat için uygun mu diye karar verilir, ameliyat için uygun ise açık ameliyata mı kapalı ameliyata mı uygun diye karar verilir. Çünkü her kanser hastası ameliyat tedavisine uygun değildir, bazılarında öncelikle radyoterapi (ışın tedavisi) veya kemoterapi uygulanır.
Bir kanser hastasında ameliyat tedavisi uygun görülmüşse bu hasta için laparoskopi yani kapalı yöntem uygun mu diye değerlendirilirken dikkate alınan kriterlerden bazıları şunlardır:
– Hastanın kilosu
– Hastanın diğer hastalıkları
– Hastanın daha önce geçirdiği cerrahi operasyonlar
– Kansere ait kitlenin büyüklüğü ve yeri, karın içerisinde yaygınlık derecesi

Leave a Reply